İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Mihail Yuryeviç Lermontov Kimdir? – Abdulkadir Üstündağ

15 Ekim 1814 yılında İskoç kökenli soylu bir ailenin çocuğu olarak Moskova’da dünyaya gelir. Lermantov, annesini küçük yaşta kaybetmesi üzerine bakımını ve eğitimini üzerine alan anneannesiyle birlikte Penza eyaletinin Tarhanı kasabasına yerleşir. Daha sonraları tekrardan  eğitimi için anneannesiyle birlikte Moskova’ya yerleşir. Burada soylu çocuklarının okuduğu yatılı bir okula kaydını yaptırır. Byron ve Puşkin romantizmin etkileri görülen ilk şiirlerini burada yazar. 1830 yılında Moskova üniversitesine kaydını yapan Lermantov, burada geçirdiği iki yılın sonunda üniversitedeki profesör ile tartışmasından dolayı üniversiteyi terk eder. St. Petersburg’a yerleşen Lermantov 1832 yılında harp okuluna kaydını yapar. Lermantov harp okulundan üst teğmen olarak mezun olur. Aykırı bir kişilik olan Lermantov çevresi ile sürekli bir sorun yaşar. Dönemin özgürlükçü Fransız akımlarından etkilenen Lermantov, mutlak monarşinin sınırsız yetkilerinin anayasa ile sınırlandırılması gerektiğine inanıyordu. Edebi ve yaşam felsefesi olarak birebir örnek aldığı ve üstadı olarak gördüğü Puşkin’in 1837 yılında bir düello ile ölmesi, Lermantov’u derinden etkiler. Puşkin’in ölümü üzerine kaleme aldığı “Şairin Ölümü” şiiri büyük bir yankı uyandırır. Puşkin’in ölümünü Çar’ın baskıcı rejiminin bir sonucu olarak gören Lermantov, bunun bir cinayet olduğunu ve tek sorumlusunun Çar yönetimi olduğuna inanır. Bu düşüncelerinden dolayı tutuklanarak Kafkasya’ya sürgüne gönderilir.

Lermantov için hayatının dönüm noktası olur bu sürgün. Burada etkileşime girdiği kahraman Kafkas halklarının cesaretini, kahramanlıklarını ve doğasını konu alan şiirler yazar. Kısa sürede cesareti ile Kafkas halklarının sevgisini kazanır. Ünlü çeçen lider Dudayev onun için: “Atı ile tek başına Kafkas direniş ordusunun üzerine sürdüğünde, Kafkas direnişçiler onun bu cesaretinden dolayı kenara çekilerek onu vurmazlardı. Kafkas direnişçilerin bu onurlu duruşunu gören Lermantov ise onlara hayranlığını yazdığı şiirlerle ifade ediyordu.”

“ve vahşidir bu vadinin kavimleri …

onların tanrıları özgürlük,

yasaları savaştır…

orada düşman yok etmek suç değildir .

ama daha gerçeği intikamdır .

orada iyiliğe iyilikle,

kana kanla karşılık verilir…

ve nefrette aşk gibi ebedidir …”

Lermantov bir yıllık sürgünden sonra St. Petersburg’a tekrar döner. St. Petersburg’da yazdığı “Çağımızın Bir Kahramanı” adlı romanıyla büyük bir beğeni toplar. St. Petersburg’da kısa sürede dönemin parlak edebiyatçıları arasına girer. Şiirleri edebiyat çevrelerinde çok beğenilen Lermantov’a Puşkin’in ardılı gözüyle bakılmaya başlanır. Aykırı ve özgürlük arayan kimliğinden ötürü burada da sorunlar yaşanayan Lermantov, Fransız diplomatın oğlu ile girdiği düello sonucunda tutuklanır. Bunu bir bahane olarak gören Çar yönetimi Lermantov’u tekrardan sürgüne gönderir. Sürgün yolunda hastalanan Lermantov dinlenmek için mola verdikleri handa bulunan emekli bir binbaşı ile girdiği düello sonuncunda yaşamanı yitirir. Lermantov’un ölümü Rusya’da özgürlükçü kesim tarafından büyük bir üzüntüye neden olur. Lermantov kendisinden sonra gelen birçok Rus şair ve yazarı etkilemiştir. Velhasıl bu ay, ayın fakiri olarak Lermantov’u seçtik. Fakirimizdir, şairimizdir ve okuyunuz, okutturunuz!

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir