İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Miyuların En Tuhaf Kedisi – Yunus Meşe

Miyu şehri, her zamanki sakinliğinin çok uzağındaydı. Beklenmedik bir haber yayılmıştı şehre. Karanlık bir rüzgâr gibi sarmıştı bütün yuvaları.

Çok yiyenler, aç uyuyanlar, düş kuranlar, avının peşinde olanlar, yeni doğanlar, tüylenmemişler, gözleri görmeyenler, pençelerini sivriltenler… Herkes duymuştu haberi. Korku içinde olacakları bekliyorlardı. 

Çatılardan çatılara atlayarak, çöplüklerden endişeyle geçerek, ağaç dallarına saklanarak diğerlerine soruyorlardı fısıltıyla; bize de bulaşır mı?

Şüphesiz bir hastalıktı bu. Başka türlüsü mümkün değildi. Haber Köpekkovan’a ulaştığında külleri eşelemeyi bıraktı. Kafasını ağır ağır sağa sola salladı. Kuyruğunu indirip kıvrıldı. Karanlığın içinde bir yere bakmaya başladı. miyular için asırlar kadar uzundu bu bekleyiş. Soruyorlardı yine; ne oldu? Ne olacak şimdi? Ne dedi? Sorular boşluğa düşüp kayboluyordu. Neden sonra Köpekkovan, keskin bir miyavlamayla haber yolladı ailelerin büyük kedilerine. Çöplüğün arkasında toplanalım. Bir karara varmalıyız gecikmeden. Haberci kediler uçar gibi daladılar karanlığa. Gölgelerden gölgelere sığınıp ulaştırdılar haberi. Dolunayda. Çöplüğün arkasında mahkeme kurulacak. Orada olsun herkes. Bu iş artık son bulacak!

Çiko, kurumuş ağacın dibinde, üzgün ve sessizce bekliyordu. Eski bir soba borusuyla oynayan Tifo’ya bakıyordu. Sekiz yavrusundan biriydi Tifo. En küçüğü, diğerlerine çok benziyor boyu, tüyleri, gözleri… Ama neden miyavlamıyor? Neden Miyavlamak İstemiyor?

Çöplüğün arkasında miyavlama korosu. Her kafadan bir ses çıkıyordu. 

Tifo kediliğe leke sürüyor

Tifo miyavlamak istemiyor.

Tifo, fareleri kovalamıyor, köpeklerden kaçmıyor. 

Hastalık bu. Bize de bulaşacak. Gönderelim bir an önce. 

Köpekkovan, susturdu herkesi. Ağır ağır konuştu. Yüzyıllardır bu şehirde ailem. Büyüklerim görmedi böyle bir şey. Ben de görmedim. Bir kedi, bir kedi olmalıdır her şeyden önce. Tifo, kedi olmayı yok sayıyor. Kediler yok olur önüne geçmezsek. Şimdi hepimiz Tifo’ya gidelim. Miyavlamasını isteyelim hepimizin duyacağı bir şekilde. Miyavlamayı kabul etmezse gönderelim kedilerin olmadığı bir yere.

Gittiler. 

Tifo, belki bir gün miyavlamayı düşünebilirim, dedi. Ama bugün değil. Siz isterken değil. İçimde bir yerlerde o isteği duyarsam miyavlarım ancak. 

Sen kedilerin yüz karasısın. Kediliği lekeliyorsun. Git dediler. Annesine baktı Tifo. Çiko, fısıltıyla, git Tifo, dedi. Seni sen olduğun için kabul edecek bir yer bulana kadar git. Tifo yola çıktı. Omuzunda bir serçe. 

Güneşin battığı yere doğru gitti ve kayboldu gözlerden. 

Diğerleri döndüler evlerine. 

Miyavladılar. 

Yavrulardan biri kaldı geride. Uzun uzun baktı güneşin battığı yere. 

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir