Giderken Konuşmalar V

Gelinin kalbi beyaz krizantemler
Götürüyordu şükür mihrabına.
Görmediler kalbini, görmediler.
Kem sözlerini usul urganlara vurdular
Yürüdüler ardı sıra, balçıktandılar
Ve zaten yoktular/…

Kalbim benim, cahil halkım, korunaksız şehrim, kalbim, sesin!

Yazılamayan hikâyeler kucağında  ıslak, sıkılgan, avare günler… Bekliyorum, evet. İmkânı kuşanan atlı düelloyu kazanacak mı? Bekliyorum, sıradaki şarkı dönüyor, aklım dönüyor, dünya dönüyor, yumrusu kalbim olan çiçek ağzının kıvrımları gibi dalgalanan kalbime dönmüyorsun. Yine mi pıtrak! Yine mi bulut! Bir çocuğun dikkat çekmek için uydurduğu hikâyeler gibiyim. Göğsündeki bütün kuşları vurmuşlar. Koşuyorum, yetişemiyorum, sıkıntının kapıları sımsıkı kapalı. Yetişemiyorum, kapının önünde elimde uzunca zaman beklemiş tebessümlerimle kalakalıyorum.
Ben sana uzak şehirlerden geldikçe imkân da benden kalkıp uzak şehirlere gidiyor. Noktası kendinden büyük cümlem benim… Ateş böceği girdi düşüne, nûrunun nûrunu yaka yaka… Bu ateş böceğinin kalbinden bigâne düşü ne ki?

“Bir kalbim var ki benim, sevdiğinden burkulur” diyor köşesinde Necip Fazıl, köşesinde sızlıyor, sayfa sayfa harf harf. Yürüyemez oluncaya kadar burkulunca kalbim, yüzünden nehirlere bakıyorum. Yüzünden bir su serinliği, bir gece sessizliği… Yüzünden okuyorum bir bâki sırrı.

Sokaklardan geçiyorsundur,  duvarları reçine kokulu bir odada oturuyorsundur, omzumuzda tarifi Hakk’a aşikâr, bize muammâ bir ağrı, bildirmeden içiyorsundur kalbimi. Özlediğim içindir özlemen; özlediğin içindir özlemem. Uzun kederleri zerk ettiğimiz kuyular karanlık bakışlarımızı doğuruyor. Sen orada iyi olmuyorsun, ben burada iyi olmuyorum. İyi olmamak mesele değil de yan yana değiliz ya her kederin karesi alınıyor, o ağır. Matematik bu, şehirle kuvvetli bir rüzgârı çarpıyor, bölük pörçük ediyor sevgililerin sarıldığı final sahnesini. Ne matematik ne rüzgâr sevmiyor demek ki kavuşmayı. Bir de yönetmen sevmiyor belli ki kavuşanları kavuşamadığına eklediği bu sahne ile.

Buradaki, bu kuru avuçtaki senle dudak dudağa bir harfe intiharı öğretiyoruz. Denizkızları çağdaş zamanlara göç ediyorlar. Boğazı ne zaman görsem ellerinde iğneler… İçimden içine dökülüyorum, içime dökülüyor yaprakların. Âh… Denizkızları ölümü dikiyorlar gülümsememe.  ‘İyi dikiniz kızlarım, ölü döllerim, boğulmuş sevgililerim…’  Tutuyor genzimi bu zift gibi ayrılık. Söndürüyorlar şehri, bir karanlık mesele geçiyoruz seninle. Sarıl sarıl sarıl! Daha ne kadar, daha ne… Hiç bilmeden alışılan bir şey bu.

İçimin sessizliği bile kargacık burgacık, okunaklı değil. Gam maskeli palyaçonun getirdiği davetiye midir o? Cânım çocuk. Acıyla inatlaşmamayı öğrenememiş işte, karanfil kadar ya kalbi. Kelimeler ne eğreti öyle. Kelimeyle bildirsen de. Kelimeler boşluyor beni. Boşuyor, boşluğum ben Yarab. Sana nasıl sessiz iltica ettimse: Amin!

Ben sana bir mektup yazdım, içinde kelimelerin olmadığı…
âh daha nasıl söyleyeyim:

avucunda apansız bir bahar yanmakta
bu şehirde sen benden hep iki sokak uzakta.

âh ne olursa söyle:

“dünyanın bir ucuna birlikte gider miyiz?”*

Nergihân Yeşilyurt/ 17 Eylül Pazartesi, 2012.

*Cemal Süreya

Sonrakine özet; Ben sabaha kadar şarkı söylerdim, ağlardın.

Nergihan Yeşilyurt

Nergihan Yeşilyurt

Seksenli yılların nisanında Trabzon’un Maçka’sında doğdu.

Ev hanımı bir anne ile işçi bir babanın üç çocuğundan biridir. Üç yaşında ailesiyle birlikte İstanbul’a geldi ve halen bu şehirde yaşamaktadır.

Üniversiteye kadarki eğitimini İstanbul’da tamamladı. Üniversite için Çorum’a gitti; Hitit Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı okudu.

Astronomi, Osmanlıca, tarih, psikoloji, sosyoloji, fotoğraf, tiyatro ve Klasik Türk Şiiri’nemeraklı. Çocukluğunun büyük bir bölümü köyde geçen biri olarak tabiatla iç içe olmayı daima sevdi. İlk şiirini on bir yaşında yazdı. Bu şiir İstanbul çapında düzenlenen bir yarışmada birinci oldu. Bu tarihten itibaren lise dönemine kadar okullarındaki edebiyat projelerinde yer aldı, bulduğu her şeyi okudu. Lisede okulunda çıkan Toprak Dergisi’nin editörlüğünü yaptı.

Amatör olarak radyoculukla ilgilendi, üniversitenin panel, dinleti, söyleşi gibi organizasyonlarında spiker olarak görev aldı. Ayrıca üniversitede bir grup arkadaşla beraber çıkardıkları Baykara Dergisi’nde halkla ilişkiler bölümünün sorumluluğunu üstlendi.

Sahte Vefa, Temrin, Serencam, İzdiham, Yumuşak G, Ay Vakti, Hacı Şair, Hece ve Mahalle Mektebi vb. dergilerde şiir yayımladı. Kültür-sanat ve kitap yazıları kaleme aldı; söyleşi yayımladı. “Yalan Ayaklı Dorothy” şiiri TYB 2014 yıllığında yer aldı.

Dört yıllık muhabirlik, editör yardımcılığı tecrübelerinden sonra, bugün bir STK’nın projelerinden birinde editör olarak görev yapmaktadır. Bu aralar Gökçe Özder ve Ali Berkay ile birlikte Davud’un İnsanları isminde bir e-dergi çıkarmakta, ilk şiir kitabına hazırlanmaktadır.

iletişim: nergihan.yesilyurt@gmail.com
Nergihan Yeşilyurt

About author

Nergihan Yeşilyurt

Seksenli yılların nisanında Trabzon’un Maçka’sında doğdu. Ev hanımı bir anne ile işçi bir babanın üç çocuğundan biridir. Üç yaşında ailesiyle birlikte İstanbul’a geldi ve halen bu şehirde yaşamaktadır. Üniversiteye kadarki eğitimini İstanbul’da tamamladı. Üniversite için Çorum’a gitti; Hitit Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı okudu. Astronomi, Osmanlıca, tarih, psikoloji, sosyoloji, fotoğraf, tiyatro ve Klasik Türk Şiiri’ne meraklı. Çocukluğunun büyük bir bölümü köyde geçen biri olarak tabiatla iç içe olmayı daima sevdi. İlk şiirini on bir yaşında yazdı. Bu şiir İstanbul çapında düzenlenen bir yarışmada birinci oldu. Bu tarihten itibaren lise dönemine kadar okullarındaki edebiyat projelerinde yer aldı, bulduğu her şeyi okudu. Lisede okulunda çıkan Toprak Dergisi’nin editörlüğünü yaptı. Amatör olarak radyoculukla ilgilendi, üniversitenin panel, dinleti, söyleşi gibi organizasyonlarında spiker olarak görev aldı. Ayrıca üniversitede bir grup arkadaşla beraber çıkardıkları Baykara Dergisi’nde halkla ilişkiler bölümünün sorumluluğunu üstlendi. Sahte Vefa, Temrin, Serencam, İzdiham, Yumuşak G, Ay Vakti, Hacı Şair, Hece ve Mahalle Mektebi vb. dergilerde şiir yayımladı. Kültür-sanat ve kitap yazıları kaleme aldı; söyleşi yayımladı. “Yalan Ayaklı Dorothy” şiiri TYB 2014 yıllığında yer aldı. Dört yıllık muhabirlik, editör yardımcılığı tecrübelerinden sonra, bugün bir STK’nın projelerinden birinde editör olarak görev yapmaktadır. Bu aralar Gökçe Özder ve Ali Berkay ile birlikte Davud’un İnsanları isminde bir e-dergi çıkarmakta, ilk şiir kitabına hazırlanmaktadır. iletişim: nergihan.yesilyurt@gmail.com

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Arşiv