Hikem-i Ataiyye / Ataullah İskenderi – Adige Batur

Hikem-i Ataiyye / Ataullah İskenderi – Adige Batur

Kitaptaki hikmetlerle ilk karşılaşmam Mustafa Kutlu sayesinde olmuştu, Yoksulluk İçinde adlı öykü kitabındaki levhalardan birinde Hikem-i Atai’den alıntılar vardı. Açık, net ve meseleyi başka bir boyutta çözümleyen bu hikmetlerin hem dini hem insani yönünden etkilenmiştim. Mesela, “Ne ki senden alınmıştır, o senin hayrınadır.” derken kaybetmekle kazanmanın olağan dışı mantığına değiniyor ve bunun bu kadar basit olduğuna da okuyucuyu inandırıyordu. Ataullah kimdi ve bu eser nereden çıkmıştı?

İbni Ataullah el İskenderî, 13. Yüzyılda Mısır’ın İskenderiye kentinde doğmuştur. Doğum tarihine ait kesin bir bilgi yok. Maliki mezhebinin önemli âlimlerinden olan dedesinin de etkisiyle iyi bir eğitim aldı. İleriki yıllarda fıkıh alimi olarak tanındı. Önceleri tasavvufla pek ilgisi olmasa da Şazeli tarikatı büyükleri ile tanışıp sohbetlere devam edince bu alana yöneldi. Kahire’ye yerleşerek sohbet ve vaazlara başladı ve 1309’da burada vefaat ettti.

Hikem-i Ataiyye, A. İskenderi’nin tasavvufta olgunlaştığı dönemin ürünüdür. Eserde 264 hikmet bulunur, bu sözlerin bir kısmı manevi esasları oluşturur ve manevi yolculukta insanlara rehberlik eder. Daha ziyade düşünmeye, meseleleri farklı yönleri ile kavramaya, sebeplerin arkasına inmeye teşvik eder. Bir çok meseleye bakarken sebeplerin perdelediği hikmetleri açığa çıkarmaya çalışır. Tasavvuf karşıtı alimlerin bile ilgisini çeken bu eserin sırrı aslında özünde hakikat dışında bir şey söylememesidir:
“Senin O’ndan istediğinin en hayırlısı, O’nun senden istediğidir.”

Hikem-i Ataiyye, içindeki hikmetlerin bir öz olma noktasında da önemli bir yere sahiptir. Üzerine en çok şerh yazılan eserlerden biridir. Her hikmet, başka başka düşüncelere kapı açmış sayfalar dolusu şerhlere vesile olmuştur. Basit gibi görünen ama edebi yönden de büyük bir incelikle söylenmiş bu hikmetler bu yönüyle de bir sehl-i mümteni harikasıdır. Fakat maalesef bu şerhler bile bugün dili itibariyle yeniden şerh’e veya çeviriye muhtaç durumdadır.

Bu noktada günümüz okuruna tavsiye edilebilecek en iyi Hikem-i Ataiyye şerhlerinden biri İlahiyat Profesörü Abdülaziz Hatip’in kaleme aldığı tercüme ve şerhten oluşan kitaptır. Yazar, hikmetlerin Arapça orijinallerini ve Osmanlı âlimlerinden Ahmet Mahir’in “El- Muhkem fi Şerhi’l Hikem” adlı eserindeki manzum (şiir şeklinde) tercümeleri de ekleyerek hazırladığı şerhi daha doyurucu bir hale getirmiş ve ortaya emek verilmiş güzel bir kitap çıkmış.

Merakınızı gidermek adına kitaptan bazı bölümler:
“Yaptıktan hemen sonra unuttuğun ve gözüne son derece küçük görünen bir amelden daha çok kabule layık olanı yoktur.”

“Sen ümit kestiğin şeye karşı özgür, tamah ettiğin şeyin iste tutsağı ve kölesisin.”

“İlahi feyz ve lütuflar genellikle ani beklenmedik şekilde gelir. Ta ki kullar bunu kendi özel yetenekleriyle elde ettiklerini iddia etmesinler.”

“Her sorulana cevap veren, her gördüğünü anlatan ve her bildiğini söyleyen bir kimse gördüğün zaman bunu cehaletinin işareti say.”

“Belki de vermemesi esirgemek, esirgemesi vermektir.”

Adige Batur

Adige Batur

Yazar - Egitimci at Fakirane.org
Seksen doğumlu... Kökleri şairi bol bir memlekete dayansa da Gazi şehirde dünyaya geldi... Yaşından büyük gösterdiği konusunda yaşıtları hemfikir.
Edebiyat eğitimini üniversitenin dersliklerinden çok, kütüphanesinde vakit harcayarak geçirdi. Parlak bir öğrenci değildi.
İstanbul'a ilk gittiğinde nişanlandı, ikinci gittiğinde evlendi... Bir kızı bir oğlu var.
Öğretmen oldu. Özel eğitim kurumlarında çalıştı, çalışıyor...
Hüsn-ü Hat talebesi...
Hikayeye merak sarmış olsa da şiir, her zaman başucunda. Yazabildiğine seviniyor, "Yazdıran" a şükrediyor...
Adige Batur

Latest posts by Adige Batur (see all)

About author

Adige Batur

Seksen doğumlu... Kökleri şairi bol bir memlekete dayansa da Gazi şehirde dünyaya geldi... Yaşından büyük gösterdiği konusunda yaşıtları hemfikir. Edebiyat eğitimini üniversitenin dersliklerinden çok, kütüphanesinde vakit harcayarak geçirdi. Parlak bir öğrenci değildi. İstanbul'a ilk gittiğinde nişanlandı, ikinci gittiğinde evlendi... Bir kızı bir oğlu var. Öğretmen oldu. Özel eğitim kurumlarında çalıştı, çalışıyor... Hüsn-ü Hat talebesi... Hikayeye merak sarmış olsa da şiir, her zaman başucunda. Yazabildiğine seviniyor, "Yazdıran" a şükrediyor...

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Arşiv