İç Çekme Denemesi – Nergihan Yeşilyurt

İç Çekme Denemesi – Nergihan Yeşilyurt

Havalar soğuk. Ağaçlarına iyi bakıyor musun.

Hem senin gözlerin öyle güzel ki denize nazır bir yere çekiyorlar paslı bedenimi.

Önce güneş. Sonra bu perçemli bahçe. İki dirhemlik sabrımla ben bu çölü nasıl geçeyim. Sorma bu ağrıyı. Ya bu dağı ya bu uzun suları… Üzerinde yürümeyi bilmedikleri toprakları sahiplenip duruyor insanlar. Rüyalarımda kendimi bile tanıyamıyorum. Üzerine isim kazılan bir sıranın anısı gibi silinmek üzereyim. İki elim boşlukta. Aynalardan tarıyorum yüzümün düğüm tutmuş gecelerini. Daha ne kadar karıştırabilirim kendimi seninle.

İç çekmek, hafînin ifşâsıdır diyorlar.

Kaldırımdayım. Mazgallarda… Ağzımda yağmur suyu, hem tanımadığım bir lisanın acı tadı gibi hem de çok iyi bildiğim bir yabancılık bu:

Bazen uzak, aceleci, unutkan bir sabah olursun. Kalbim iki büklüm izlerim seni. Tebessümlerinden yapılma bir hayatım var benim. Bazen anlamını bilmeden bağıra bağıra söylediğim şarkılar olursun, dizlerimde futbol oynadığım çocukların çizgileri… Bir karadulla kavgaya tutuşur gibi severim seni.

Bazen kendim olamam, sen olurum, unuturum ne söyleyeceksem.

Aynalardan izlerim seni. Kömür bulaşmış bakışlarını çevirirsin güverteme. İpleri kısalır deli gemimim. Şarkıları kısalır. Şiirleri kısalır. Maskesiyle bütünleşir ölüm. Ölüm bir şeyleri maskelemektir artık bana. Ağırlığını misal, uzaktaysan ellerinin. Yara ile sarhoş olana yâr derler. Ağzımda âb, sunağında gövdem. Bekliyorum ne varsa ayılmaya dair. Köşesinde maskesiyle eğleşiyor, dansa kaldırmıyor bizi ecel. Sabrımın ayakları yorgun yine de son kez tepineceğim dünyanın mihrabında devrilene kadar yıldırım gibi dikilen gökdelenler. Sonra en pahalısından bir gülümseme satın alacağım sana. Gülümseyen bir şiir yazılabilecek meselâ. “Âh siz, benim de ellerim olduğunu ne çabuk unutuyorsunuz” diyeceğim sonra celladıma. Geceye uzanmasın artık gözlerin. Burada işte ellerim.

Suskun bir güne asılır buhurdanlığı,

İç çekmek, gözlerin ikrârıdır diyorlar.

*

“Lehime değil hiç bir şey sen olmasan…”*  Kuşlar uçtu. Elveda, bahsi açan elde kaldı. Sen nereye gidersen ellerimi de al, susabilmem lazım. Bütün zarlardan konuşuyor kaybettiğim.

“Sen yanımda olmadığından/ İntihar süsü vermek istiyorum kendime.”** Varsın incelsin sayfalarca kararan bahçe. Darmağınık şeylerdir mektuplar. Adresi dağılır öptükçe. Adının üzerinde kuşların ne işi var. Hâlbuki o kuşlar benim kalbimdir; zehrimdir. Kuşlar, çözülse de koynundan yolu bulamaz; göğün kapısı içten kilitlidir. İçe okunur hâl.

Hâlâ rüyalarımda tanıyamıyorum seni. Bir kapı açılıyor, iblis ve melek seni bekliyor. Parmak uçlarımdan başlıyorum dökülmeye, ardına sular misali. Çabucak döner misin? Kalemlerin sıkıntısını ödünç alıyorum, sesini hangi ağaca bağışladın, tutuşur gibi geçiyorum dalından güneşine.

Ne kadar çekersem çekeyim yanaşmıyor kıyıma hakikat. İçimden çekilen, suların tedbiridir. Unutulmuşun kirlendiğidir.

İlahî, on bin kere tövbeden geçir, iliğimden as beni kapına.

*

Denemedir. İç çekmek, kalbin protestosudur.

22 Şubat 2013/ Nergihan Yeşilyurt

*Hüseyin Atlansoy, Gösteri Uçusu, Hece Yayınları.

**Didem Madak, Pulbiber Mahallesi, Metis.

Nergihan Yeşilyurt

Nergihan Yeşilyurt

Seksenli yılların nisanında Trabzon’un Maçka’sında doğdu.

Ev hanımı bir anne ile işçi bir babanın üç çocuğundan biridir. Üç yaşında ailesiyle birlikte İstanbul’a geldi ve halen bu şehirde yaşamaktadır.

Üniversiteye kadarki eğitimini İstanbul’da tamamladı. Üniversite için Çorum’a gitti; Hitit Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı okudu.

Astronomi, Osmanlıca, tarih, psikoloji, sosyoloji, fotoğraf, tiyatro ve Klasik Türk Şiiri’nemeraklı. Çocukluğunun büyük bir bölümü köyde geçen biri olarak tabiatla iç içe olmayı daima sevdi. İlk şiirini on bir yaşında yazdı. Bu şiir İstanbul çapında düzenlenen bir yarışmada birinci oldu. Bu tarihten itibaren lise dönemine kadar okullarındaki edebiyat projelerinde yer aldı, bulduğu her şeyi okudu. Lisede okulunda çıkan Toprak Dergisi’nin editörlüğünü yaptı.

Amatör olarak radyoculukla ilgilendi, üniversitenin panel, dinleti, söyleşi gibi organizasyonlarında spiker olarak görev aldı. Ayrıca üniversitede bir grup arkadaşla beraber çıkardıkları Baykara Dergisi’nde halkla ilişkiler bölümünün sorumluluğunu üstlendi.

Sahte Vefa, Temrin, Serencam, İzdiham, Yumuşak G, Ay Vakti, Hacı Şair, Hece ve Mahalle Mektebi vb. dergilerde şiir yayımladı. Kültür-sanat ve kitap yazıları kaleme aldı; söyleşi yayımladı. “Yalan Ayaklı Dorothy” şiiri TYB 2014 yıllığında yer aldı.

Dört yıllık muhabirlik, editör yardımcılığı tecrübelerinden sonra, bugün bir STK’nın projelerinden birinde editör olarak görev yapmaktadır. Bu aralar Gökçe Özder ve Ali Berkay ile birlikte Davud’un İnsanları isminde bir e-dergi çıkarmakta, ilk şiir kitabına hazırlanmaktadır.

iletişim: nergihan.yesilyurt@gmail.com
Nergihan Yeşilyurt

About author

Nergihan Yeşilyurt

Seksenli yılların nisanında Trabzon’un Maçka’sında doğdu. Ev hanımı bir anne ile işçi bir babanın üç çocuğundan biridir. Üç yaşında ailesiyle birlikte İstanbul’a geldi ve halen bu şehirde yaşamaktadır. Üniversiteye kadarki eğitimini İstanbul’da tamamladı. Üniversite için Çorum’a gitti; Hitit Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı okudu. Astronomi, Osmanlıca, tarih, psikoloji, sosyoloji, fotoğraf, tiyatro ve Klasik Türk Şiiri’ne meraklı. Çocukluğunun büyük bir bölümü köyde geçen biri olarak tabiatla iç içe olmayı daima sevdi. İlk şiirini on bir yaşında yazdı. Bu şiir İstanbul çapında düzenlenen bir yarışmada birinci oldu. Bu tarihten itibaren lise dönemine kadar okullarındaki edebiyat projelerinde yer aldı, bulduğu her şeyi okudu. Lisede okulunda çıkan Toprak Dergisi’nin editörlüğünü yaptı. Amatör olarak radyoculukla ilgilendi, üniversitenin panel, dinleti, söyleşi gibi organizasyonlarında spiker olarak görev aldı. Ayrıca üniversitede bir grup arkadaşla beraber çıkardıkları Baykara Dergisi’nde halkla ilişkiler bölümünün sorumluluğunu üstlendi. Sahte Vefa, Temrin, Serencam, İzdiham, Yumuşak G, Ay Vakti, Hacı Şair, Hece ve Mahalle Mektebi vb. dergilerde şiir yayımladı. Kültür-sanat ve kitap yazıları kaleme aldı; söyleşi yayımladı. “Yalan Ayaklı Dorothy” şiiri TYB 2014 yıllığında yer aldı. Dört yıllık muhabirlik, editör yardımcılığı tecrübelerinden sonra, bugün bir STK’nın projelerinden birinde editör olarak görev yapmaktadır. Bu aralar Gökçe Özder ve Ali Berkay ile birlikte Davud’un İnsanları isminde bir e-dergi çıkarmakta, ilk şiir kitabına hazırlanmaktadır. iletişim: nergihan.yesilyurt@gmail.com

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Arşiv