Kırmızı Kanla Bilinir – Adige Batur

Kırmızı Kanla Bilinir – Adige Batur

bir.
her umudun tutunacak dalı var
sabah bir gezginin ayak sesleri
yolum sana varmayacaksa
gitmenin ne anlamı var

üşüyorsan bu senin suçun
sana en sıcak hayalleri vadetim
sana kumdan bir ülkenin tozlu sokakalarında
en yeni en uzun bir rüyayı vadettim

birgün
her nerede olursan ol
olduğun yerde olmayacaksın
sen bir suyu kanarak içemeyenlerden
bir su kadar berrak ve temiz kalacaksın

zaman umutları alıp gitse de
ömür, bir çınarın dallarında asılı
ya gel toplayalım meyvelerini
ya sökelim bu ağacı kökünden

iki.
her öfkenin arkasında duran sen misin
kapılar kapanacak ardına kadar
ruhunun zindanına sığınıp
gökkubbenin rengini düşleyeceksin
denizlere bırakıp tüm çiçekleri
özgür olmalarını dileyeceksin

esaretle özgürlük arasında
sıkışıp kalınca ruhun
bilmediğin isimleri anarsın
her defasında bulanır deniz
sular çekilir göklere kadar
mavi bir isyan kuşatır evrenini
Musa’nın annesini anarsın

yeşil gözlerinin mağrurluğunda
rüzgar saçlarıma değip geçerken
içimde titreyen hüzün seni çağırır
aslında ne gözlerin yeşildir
ne de rüzgar saçlarımda eylenir
hepsi benim gördüğümdür
hepsi seni sevdiğimdir

ey dağlara düşen ağıt
acıyla yoğrulan zaman
ellerimin ansızın şaşkınlığı
ey dile gelmeyen
bitmeyeni bitir artık
kan toprağa damlamasın
bırak kırmızıyı gül ile hatırlayalım

üç.
oysa mavi, isyanın rengidir
yeşil, gözlerinin
ve kırmızı kanla bilinir

Adige Batur

Adige Batur

Yazar - Egitimci at Fakirane.org
Seksen doğumlu... Kökleri şairi bol bir memlekete dayansa da Gazi şehirde dünyaya geldi... Yaşından büyük gösterdiği konusunda yaşıtları hemfikir.
Edebiyat eğitimini üniversitenin dersliklerinden çok, kütüphanesinde vakit harcayarak geçirdi. Parlak bir öğrenci değildi.
İstanbul'a ilk gittiğinde nişanlandı, ikinci gittiğinde evlendi... Bir kızı bir oğlu var.
Öğretmen oldu. Özel eğitim kurumlarında çalıştı, çalışıyor...
Hüsn-ü Hat talebesi...
Hikayeye merak sarmış olsa da şiir, her zaman başucunda. Yazabildiğine seviniyor, "Yazdıran" a şükrediyor...
Adige Batur

Latest posts by Adige Batur (see all)

About author

Adige Batur

Seksen doğumlu... Kökleri şairi bol bir memlekete dayansa da Gazi şehirde dünyaya geldi... Yaşından büyük gösterdiği konusunda yaşıtları hemfikir. Edebiyat eğitimini üniversitenin dersliklerinden çok, kütüphanesinde vakit harcayarak geçirdi. Parlak bir öğrenci değildi. İstanbul'a ilk gittiğinde nişanlandı, ikinci gittiğinde evlendi... Bir kızı bir oğlu var. Öğretmen oldu. Özel eğitim kurumlarında çalıştı, çalışıyor... Hüsn-ü Hat talebesi... Hikayeye merak sarmış olsa da şiir, her zaman başucunda. Yazabildiğine seviniyor, "Yazdıran" a şükrediyor...

İlgili Makaleler

3 Comments

  1. nerusa 14 Ağustos, 2007 at 20:17

    “Tık…Tık…Tık…
    Duyuyor musunuz,
    Bu mahzende unuttuğunuz
    Küf böcekleri sarmış umudunuz.
    Tık…Tık…Tık…
    Kapısını çalıyor da
    Asma kilitlere yenisini eklemiş durmuşsunuz
    Umut ha umut,kurtuluşunuz
    Nedir çiğnediğiniz,
    Taze bahar dalı,çiçek mevsimi
    umut dediğiniz
    Ve ölümüne mahzenlere kilitlediğiniz
    Kendinizden ölesiye çekip gittiğiniz
    Bir yıldız kadar uzak
    -yıldızlar bile ölürken kırmızıya çalarken-
    Ve kapkara ufuklara taşarak…”

    şiire bir iki kuru sözle mukabele edilmez ya…Rahman kaleminize Alim sıfatından üfürsün…

    Baki dualarla,

    Nergihan Yeşilyurt

    (AdigeBatur: Bu güzel dizelerinizle şiiri süslediğiniz için teşekkür ederim… Dualar karşılıklı, Muhabbetle…)

  2. senfoni 15 Ağustos, 2007 at 18:01

    eyvallah adige kardeşim…
    burası sana mı ait… 🙂
    selamlar…
    fakirane yeni durağım…burdayım inş…

    (AdigeBatur:Fakiraneme hoşgeldin kardeşim, her zaman beklerim,
    Eyvallah…)

  3. Misafir 07 Aralık, 2007 at 10:46

    İyi bir şiir egzersizi sayılabilir. Türkçe hataları var…Mesela”…zaman umutları alıp gitsede” deki de ayrı yazılır.Şiir sözün en ekonomik hali…Kelime israfı var…

    Biraz daha şiir okumanız yararlı olacaktır. Dünya bizimle başlamadı değil mi efendim?

    Bizden önce kim ne yazmış bilmek gerek..

    Kolay gelsin

    (Fakirane: Öncelikle değerli yorum ve eleştirileriniz için teşekkür ederim. Bir edebiyat öğretmeni olarak, bahsettiğiniz yazım hatalarının wordpress’e aktarırken gerçekleştiğini garanti edebilirim 🙂

    Şiirin zayıf yönleri olduğu konusunda hem-fikirim. Zaten yayınlamadan önce uzun bir eleştiri süzgecinden geçiririm şiirleri. Mükemmel olduğundan değil de olumlu yönleri ağır bastığından yayınlarım…

    Bizden önce kimlerin ne yazdığını az çok biliyorum, şiir okumaya edebiyatçı olmadan önce başlamıştım… Ama edebiyat adına ortaya konanan süslü girift ifadeleri sevmiyorum. Elbette şiirin anlam derinliği olmalı fakat bu kelimelere boğulmamalı…
    Yani bu biraz da benim tarzım. Eğer eksiklikse hep bir yanım eksik kalacak…

    Fakat eleştirilerinizi de her zaman beklerim, bunları da şiiri savunmak adına değil kendimi tanıtmak adına yazdım…

    Muahabbetle…)

Bir Cevap Yazın

Arşiv