Leila spring in the middle of London

Leila spring in the middle of London

                   Ben Leylâ’yı bulduğumdan yahut kaybettiğimden beri
                                                                       Köşe / Sezai KARAKOÇ

I.
leyla dilimin ucunda muskadır

II.
Londra, doğurgan şehir
Doğurup bir köşede tutan
İçimdeki yaraya sen merhem değilsin
Kalbimi ısıran virtüöz, LA’da dur
Şehir, göbek çukurunda ruhum dolanır

Sende büyük çınarlar varsa severim seni
Fındık yaprakları düşüyor mu tenine, ölürüm
İncir kuşları yıldızların peşindedir
Tozu toprağa katıyorsa rüzgâr, üfledim
Londra, leylanın dudağında büyü sen büyü
Öl demeden ölme ölmeden ölme

Londra, dört bahardan leylayı ezberledim
Bu bahar emzirirdi beni takvim yapraklarında
Göğsümün içine ateşten kuleler dikerdi

Körler parmak uçlarıyla okurlardı şehir, oku
Haram haram haramda kaç nokta vardır
Ellerimin leylanın boşluğunu buluşunda
Havaya dokunuşunda havada asılı kalışında
Fındık bahçeleri de alabora olur; sonra
Kökümden köküne tüneller vardır
Körler parmak uçlarıyla okurlardı hatıramı

Leylanın bir balkonu vardı keskin
Öksüz ve yetim, keskin köşeleri vardı
İncir yaprakları arkasına saklanıyordum
Kalbim büyüdükçe büyüyor büyüyordum
Perdeleri açsa bir el ya/saklı bir el
Görmek için göğünü saklanıyordum

Londra, Millet bahçesinde bir yetim yerin rüyasını
leyla baharın koynuna bırak şimdi

 

Mehmet Türkmen

Latest posts by Mehmet Türkmen (see all)

About author

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Arşiv