Sonbahar Sahnesi – Nergihan Yeşilyurt

Sonbahar Sahnesi – Nergihan Yeşilyurt

Serçelerin zikrine tutun, sonbahar geldi.
Yeniden dirilmek için toprağa yatan yaprakların mevsimi; sabrın mevsimi.

Eylül… Hiçbir hazırlığım yokken, sabah yağmurlarıyla tıklattı penceremi. Bir tefe’ül çektim sararan dudaklarına tebessüm için:

Ne varsa yarım kalmış, geleceğindir
Bir kez girilmiş sokaklar
Açılmamış kapılar”*

Bu yıl buraya bir cümle ekledim, okudun, yalnız senin görebildiğin mürekkeple ilişti yaşamak zeminine. Yağmur her mevsim, balkondaki begonyaya usul usul birşeyler anlatıyordu. Nefesimi tutmuş kalbimi yokluyordum. Bir iki atımlık ruh vardı içimde. Güneşin mahzun ışıkları bizi sonbaharın hayâlî kahverengisine karacaktı. Biliyordum. Kalbimin iki atımlık tazeliğini toprağa salacaktı. Sabrın yaprakları vardı rengârenk: kırmızıdan sarıya, paslı yeşillere dek. Solgun bir küçük kızım şimdi, sonbaharın buğulu ve renkli sahnesine değmeksizin. Repliğimi unutmuşum. İyi ezber edilmemiş bir yalnızlık bu.

Bir atkı örmeliyim diye düşünüyorum. Her yıl düşünüyorum. Bir atkı örmeliyim. Bir üşüyen olur mutlaka. Karın altında gömlekle dolaşan lise talebesi nereye gitti acaba? Çabuk yaşlanıyor insan. Eskiyor en deli fikirler bile. Âh sonbahar… Nerden buldun çıkardın bu küflü anları. Konservelerin, reçellerin yapıldığı Eylüller gitti sepetlerini doldurup. En son annemin tarhanasını kokladım. Ve sonra… Yazın ortasında üşürken bir çift elviden ısıttı evrenimi. “Ne varsa yarım kalmış”… Her şey… Her şey kadar yarımız, biliyorum. Tamam sustum. Biraz daha sabır dedi rü’ya. Sonbaharla birlikte kardım sabrımı.

Bir ‘çift’ yalnızlık giyilebilir mi sabrın uykusundan önce? Aynı eldivene iki el sığar mı? İki el, puslu göğün tavanını tutmaya yeter mi? Hepsi olurmuş, bildim. Ey Âlim! İki eli bir eldivene kusursuz ve İsmiyle koyana… Şükran-lillah!

Gülümselerimi kesip kesip gökyüzüne yapıştırıyorum. Sonbahar, sevgilim, ‘kederlenmiş’ yangınlarımı boşver! Ben sen’im ne de olsa! Üşümeden sözlerim geri gel yeter! Âh… Sustun. Kırıldı bakışların. Oysa:

Bakışlarına serçeler konmuş senin
Öpsem dudaklarımda kalır gülümsemelerin.

Bir atkı örsem… Diyorum. Sen gülümselerimi kucaklarken ben yağmurlu sesini ısıtırdım böylelikle. İplik iplik uzuyor zaman. İpliğin içinde bir çile, çileyi bölünce nar gibi dağılıyorum gözlerinin arasına. Kanamadan geçilmez ya kapılardan. Sararmadan geçilmez ya kapılardan. Pencerem açık, gel ey sabrımın mevsimi!

Gel ey, gelmekte olan.

Şehir, allığını  fazla kaçırmış bir kadın gibi palyaço biraz; biraz öpüyor, sonra biraz daha ağlıyor, ağarıyor eteklerinde uzak düşlerin güneşi. Sonra masallar oluyor, bir bankta usul usul ağlaşan masallar… Sırtını dönmüş iki kişi biz miyiz, sonbahar senle ben? Sona doğru kuşlar kuşlar kuşlar… Bir gölgeden uzun, bir şarkıdan ağlamaklı kuşlar. Nereden geliyorlarsa oradasın besbelli. Bütün bunlar dökülüyor belki. Döküldükçe toplanmıyor gönül mevsimi. Sonbaharın aynı sahnesinde ellerinde kurumuş çiçeklerle sen, omzundaki yaşamak mühründen öperim -açılsın, genişlesin, rüyaya evrilsin dünya çöplüğünde hakikat ile vurulan kırbaç- omzumdan öperim!

Ey, gelmekte olan. Gel.

1 Eylül 2010

 

 

Nergihan Yeşilyurt

*Cemal Süreya

Nergihan Yeşilyurt

Nergihan Yeşilyurt

Seksenli yılların nisanında Trabzon’un Maçka’sında doğdu.

Ev hanımı bir anne ile işçi bir babanın üç çocuğundan biridir. Üç yaşında ailesiyle birlikte İstanbul’a geldi ve halen bu şehirde yaşamaktadır.

Üniversiteye kadarki eğitimini İstanbul’da tamamladı. Üniversite için Çorum’a gitti; Hitit Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı okudu.

Astronomi, Osmanlıca, tarih, psikoloji, sosyoloji, fotoğraf, tiyatro ve Klasik Türk Şiiri’nemeraklı. Çocukluğunun büyük bir bölümü köyde geçen biri olarak tabiatla iç içe olmayı daima sevdi. İlk şiirini on bir yaşında yazdı. Bu şiir İstanbul çapında düzenlenen bir yarışmada birinci oldu. Bu tarihten itibaren lise dönemine kadar okullarındaki edebiyat projelerinde yer aldı, bulduğu her şeyi okudu. Lisede okulunda çıkan Toprak Dergisi’nin editörlüğünü yaptı.

Amatör olarak radyoculukla ilgilendi, üniversitenin panel, dinleti, söyleşi gibi organizasyonlarında spiker olarak görev aldı. Ayrıca üniversitede bir grup arkadaşla beraber çıkardıkları Baykara Dergisi’nde halkla ilişkiler bölümünün sorumluluğunu üstlendi.

Sahte Vefa, Temrin, Serencam, İzdiham, Yumuşak G, Ay Vakti, Hacı Şair, Hece ve Mahalle Mektebi vb. dergilerde şiir yayımladı. Kültür-sanat ve kitap yazıları kaleme aldı; söyleşi yayımladı. “Yalan Ayaklı Dorothy” şiiri TYB 2014 yıllığında yer aldı.

Dört yıllık muhabirlik, editör yardımcılığı tecrübelerinden sonra, bugün bir STK’nın projelerinden birinde editör olarak görev yapmaktadır. Bu aralar Gökçe Özder ve Ali Berkay ile birlikte Davud’un İnsanları isminde bir e-dergi çıkarmakta, ilk şiir kitabına hazırlanmaktadır.

iletişim: nergihan.yesilyurt@gmail.com
Nergihan Yeşilyurt

About author

Nergihan Yeşilyurt

Seksenli yılların nisanında Trabzon’un Maçka’sında doğdu. Ev hanımı bir anne ile işçi bir babanın üç çocuğundan biridir. Üç yaşında ailesiyle birlikte İstanbul’a geldi ve halen bu şehirde yaşamaktadır. Üniversiteye kadarki eğitimini İstanbul’da tamamladı. Üniversite için Çorum’a gitti; Hitit Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı okudu. Astronomi, Osmanlıca, tarih, psikoloji, sosyoloji, fotoğraf, tiyatro ve Klasik Türk Şiiri’ne meraklı. Çocukluğunun büyük bir bölümü köyde geçen biri olarak tabiatla iç içe olmayı daima sevdi. İlk şiirini on bir yaşında yazdı. Bu şiir İstanbul çapında düzenlenen bir yarışmada birinci oldu. Bu tarihten itibaren lise dönemine kadar okullarındaki edebiyat projelerinde yer aldı, bulduğu her şeyi okudu. Lisede okulunda çıkan Toprak Dergisi’nin editörlüğünü yaptı. Amatör olarak radyoculukla ilgilendi, üniversitenin panel, dinleti, söyleşi gibi organizasyonlarında spiker olarak görev aldı. Ayrıca üniversitede bir grup arkadaşla beraber çıkardıkları Baykara Dergisi’nde halkla ilişkiler bölümünün sorumluluğunu üstlendi. Sahte Vefa, Temrin, Serencam, İzdiham, Yumuşak G, Ay Vakti, Hacı Şair, Hece ve Mahalle Mektebi vb. dergilerde şiir yayımladı. Kültür-sanat ve kitap yazıları kaleme aldı; söyleşi yayımladı. “Yalan Ayaklı Dorothy” şiiri TYB 2014 yıllığında yer aldı. Dört yıllık muhabirlik, editör yardımcılığı tecrübelerinden sonra, bugün bir STK’nın projelerinden birinde editör olarak görev yapmaktadır. Bu aralar Gökçe Özder ve Ali Berkay ile birlikte Davud’un İnsanları isminde bir e-dergi çıkarmakta, ilk şiir kitabına hazırlanmaktadır. iletişim: nergihan.yesilyurt@gmail.com

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Arşiv