Tarihte Hat Sanatı-Nur Yılmaz

Tarihte Hat Sanatı-Nur Yılmaz

“Nûn, kaleme ve yazdıklarına andolsun.”

Kalem sûresi/1

Müfessirler nûn’u hokka olarak tefsir etmişlerdir. Hokka yani içindeki mürekkep. Nitekim bilginin yayılmasına öncülük temel unsurlar kalem ve hokkadır. Bu sûre, Müslümanları Kur’an yazımında gayret göstermeyi tetiklemiş  ve bunu en güzel biçimde  yazma isteğini uyandırmıştır.

Arapça, İnzal sürecinde gelişim aşamasını tamamlamamış hatta bazı kaynaklara göre peygamber henüz çocukken yazı Mekke’ye gelmiştir. Yazı yazmak için gerekli olan malzemelerin sınırlı olmasından dolayı da okuma-yazma yaygın değildi.Yazıya olan eğilim azsa da şairene bir üslub ile olan sözlü gelenek oldukça yaygındı.  Bu yüzden Arap toplumlarında ezber fevkaledeydi.

Kur’an nazil olurken Arapça gelişimini tamamlamamış, nakıs bir dildi. Hareke,nokta gibi işaretler kullanılmamaktaydı. Peygamber zamanında yazı; deri, hurma yaprağı, deve kemikleri, tahta levhalar gibi materyallerin üzerine yazılmaktaydı.  Alak ve Kalem gibi sûrelerin okuma yazmaya önem atfetmesinden mütevellit Müslümanlar da Arapçaya büyük önem vermiştir. Onu en güzel biçimde ifade etmeye çalışmışlardır. Bunun sonucunda Hat Sanatı  ortaya çıkmıştır. Bu sanat salt yazı değildir. Hepsinden önce harflere can veren ve onlara mana konduran eşsiz bir harf mimarisidir. Asya, İran, Afganistan, Türkistan, kuzey ve orta Afrika, İspanya gibi pek çok kültürle buluşup harmanlaşmış  ‘enternasyonal’ bir sanattır.

Hattın ilk olarak Irak’ta ortaya çıktığı sanılmaktadır.Milâdî 8. yy’da Abbasî Dönemi’nde hattat Dahhak b. Aclân ve hattat İshak b. Hammâd tarafından geliştirilen hat yazısının adı Kûfî‘dir.

İlk dönem Kufi örneği (Kırmızı noktalar harekedir)

İlk dönem Kufi örneği(Kırmızı noktalar harekedir.)

Adını Kûfe’den alan bu yazı  türü sade ve süssüz bir yapıya sahiptir. Farklı türleri zamanla ortaya çıkmıştır. Süslü Kûfi, Örgülü Kûfî, animasyonlu Kûfî gibi.

images

10.yy’da İran’da yeni bir stil ortaya çıkmıştır. Çizgileri uzun olan bu stilin adı, Maşrık Kûfisidir. ( En sevdiğim hat stili olur kendileri:))

Kufi hat, yalnızca Kur’an yazımında değil kumaş, seramik, madeni para, alet, mimari yapılarda da kullanılan bir hat türüdür. 

Hasankeyf El-Rızk Camii’si Kufi mimariye örnektir.


Fetihlerin geniş coğrafyalara yayılması ile birlikte hat sanatı da farklı şekillerde temayül etmiştir. Bunlardan biri deMağribi denilen yazı türüdür. Doğu Kûfisi karakterli bu yazı türü Kuzey Afrika’da gelişmiş ve daha sonra Endülüs’de yayılmıştır. Sondaki harflerin mübalağalı yuvarlak kıvrımları dikkat çekici unsurlarındandır ve Kûfi’deki kadar kat’i bir düzlüğe sahip değildir. Bugün Afrika’da farklı şekillerde 4 Mağribi yazıya rastlanır: Tunus, Cezayir, Fas ve Tunus’ta.

Kufi hattı 11.yy’dan itibaren dekorasyon amaçlı kullanılmış ve okunabilirliği nedeni ile resmi yazışmalarda ve Kur’an yazımında Nesihdenilen  doğrusal ve yuvarlak tarzda bir yazı türü ortaya çıkmıştır. Eskiden beri kullanılıyor olduğu iddia edilmekle birlikte Bağdat Sarayı’nda Ibn Mukle tarafından geliştirildiği de öne sürülmektedir.Bütün İslam dünyasının ana yazısı Nesh’dir.  Kamış kalemini eğri keserek yazma metodunu bulan hattat ise Yakut b. Abdullah el-Musta’simi’dir. Musta’simi yuvarlak hatları geliştirmiş ve güzelleştirmiştir. En yaygın olan yuvarlak hat ise Sülüs’tür.

 

Sülüs’ün manası üçte bir’dir. Niçin bu ismi aldığı hususunda farklı görüşler mevcuttur. Genellikle camilerde, nüshalarda, levhalarda, kitap başlıklarında bu tür kullanılmıştır. 

Celi Sülüs denilen bu tarzda harfler adeta genişletilebilir ve esnetilebilir bir özelliğe sahiptir.

Kufi’den ilk çıkan yazı türü olarak kabul edilenMuhakkak‘ta çanaklı harflerin sağa ve sola doğru uzayan kısımları Sülüs’e oranla daha uzundur. Çanaklı harflerin Muhakkak’ta daha belirgin olması da onu Sülüs’ten ayıran bir başka özelliktir.

Okunması zor, küçük yazılan bu türe Gubardenir. Gubar, toz manasına gelmektedir. Eskiden postacı güvercinlerin kanadına bağlanan küçük mektuplar da bu türde yazılmıştır. Bu yüzden bu yazıya Kalemu’l-Cenah yani Kanat Yazısı adı da verilmiştir. Cepte taşınan küçük Kur’an’lar bu türden yazılmıştır.Naif bir tür olan Gubar kolye gibi süs eşyalarında da kullanılır.

Günümüz Müslüman dünyasında hat sanatı çağdaş sanatla bütünleşmiş ve yeni bir forma girmiştir. 

Nur Yılmaz

Fakirane

Fakirane

Fakirane... Herkes için değil, meraklısına
Fakirane

About author

Fakirane

Fakirane... Herkes için değil, meraklısına

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Arşiv