Veladet Bahri – Mevlid-i Şerif

Veladet Bahri – Mevlid-i Şerif

Mevlid-i Şerif’te Efendimiz’in doğumunu anlatan bölüm.

Âmine Hâtûn Muhammed ânesi
Ol sedeften doğdu ol dür dânesi

Çünkü Abdullah’tan oldu hâmile
Vakt erişti hafta vü eyyâmile

Hem Muhammed gelmesi oldu yakîn
Çok alâmetler belirdi gelmedîn

Ol Rebîü’l-evvel ayı nicesi
On ikinci gece isneyn gecesi

Ol gece kim doğdu ol hayrul-beşer
Ânesi anda neler gördü neler

Dedi gördüm ol Habîbin ânesi
Bir aceb nûr kim güneş pervânesi

Berk urup çıktı evimden nâgehân
Göklere dek nûr ile doldu cihân

Gökler açıldı ve feth oldu zulem
Üç melek gördüm elinde üç alem

Üç alem dahi dikildi üç yere
Her birisin edeyim nerden nere

Biri maşrık biri mağrıbta ânın
Biri damında dikildi Kâbe’nin

İndiler gökten melekler sâf sâf
Kâbe gibi kıldılar evim tavâf

Geldi hûriler bölük bölük buğûr
Yüzleri nûrundan evim doldu nûr

Hem hava üzre döşendi bir döşek
Adı sündüs döşeyen anı melek

Bildim anlardan ki ol halkın Beyi
Kim yakın oldu cihâna gelmeği

Çün göründü bana bu işler ayân
Hayret içre kalmış idim ben hemân

Yarılıp duvar çıktı nâgehân
Geldi üç hûrî bana oldu ayan

Çevre yanıma gelip oturdular
Mustafâ’yı birbirine muştular

Bu senin oğlun gibi kadri Cemîl
Bir anaya vermemiştir ol Celîl

Ulu devlet buldun ey dil-dâre sen
Doğuserdir senden ol hulk-i hasen

Bu gelen ilm-i ledün Sultânıdır
Bu gelen tevhîd u irfân kânıdır

Bu gelen aşkına devr eyler felek
Yüzüne müştâkdır ins ü melek

Bu gece ol gecedir kim ol şerîf
Nûr ile âlemleri eyler latîf

Bu gece dünyâyı ol cennet kılar
Bu gece eşyâya Hakk rahmet kılar

Rahmeten lil-âlemîndir Mustafâ
Hem şefîul-müznibîndir Mustafa

Vasfını bu resme tertîb ettiler
Ol mübarek nûru terğîb ettiler

Âmine eder çü vakt oldu tamam
Kim vücûda gele ol hayrü’l-enâm

Susadım gâyet harâretten kati
Sundular bir cam dolusu şerbeti

Kardan ak idi ve hem soğuk idi
Lezzeti dâhi şekerde yok idi

İçtim ânı oldu vücûdum nûra gark
Edemedim kendimi nûrdan fark

Geldi bir ak kuş kanadıyla revân
Arkamı sığadı kuvvetle hemân

Doğdu ol saatte ol sultan-ı din
Nûr’a gark oldu semâvât ü zemîn

Sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ
Hattâ tenâlû cenneten ve naîmâ

Ger dilersiz bulasız oddan necât
Aşk ile derd ile edin es-salât

Esselâtü vesselamü Aleyke yâ Resûlallah
Esselâtü vesselamü Aleyke yâ Habîballah
Esselâtü vesselamü Aleyke yâ Nuru Arşillah

Fakirane

Fakirane

Fakirane... Herkes için değil, meraklısına
Fakirane
Tagged with:

About author

Fakirane

Fakirane... Herkes için değil, meraklısına

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Arşiv