Geç Kalmış Bir Şapka’ya, Yunus’a ve Meşe’ye

Geç Kalmış Bir Şapka’ya, Yunus’a ve Meşe’ye

Öykülerine ve yazılarına uzun bir süre boyunca çeşitli dergilerde rastladığımız Yunus Meşenin ilk öykü kitabı Geç Kalmış Bir Şapka, 2017 yılı sonunda İzdiham Yayınlarından çıktı. Meşe, öyküsünün gittiği yolu ve varması gereken hedefi bilen bir öykücü. Bu sebeple daha kitap haline getirmeden önceki süreçte çeşitli yayınlarda karşımıza çıkan öykülerin belli bir disiplinde yazıldığı fark ediliyor. Bu, Meşe’nin öyküye dair kendisine edindiği misyonda yer buluyor. Bu misyon bireye “kendine ait olan iç dünyanın sınırlarını zorla” derken kendisi dışında bir hayatın akıp gittiğini göstermeyi amaçlıyor.

Geç Kalmış Bir Şapka, Geçmiştir ve Belki isimli iki bölümden oluşuyor. Bu iki bölüm yazarın anlatısını dil yahut anlatım anlamında olmasa da olay ve tema bakımından bölüyor. Geçmiştir bölümünde kırılma, hayal kırıklığı, umutsuzluk temaları öykülerin büyük çoğunluğunda kendisini hissettiriyor. Bu temaları barındıran atmosfer, ilgisiz baba ve silik anne tipleri ile güçlendirilip net bir biçimde ortaya koyuluyor. Öykülerde oluşan tekinsiz hava ile de yazar, okura büyük bir empati alanı sağlıyor. İkinci bölüm olan Belki’de ise engebeli kadın erkek ilişkileri, engelli bireyler ve bilinçli yalnızlık yaşayan kahramanlar yer ediniyor. Bölümün sonunda bu kahramanların minimal anlamda yaşadığı sıkıntılar, aslında toplumsal bir meseleye eviriliyor. Bu son bölümde ilk bölüme nazaran kurgu anlamında daha fazla post modern öge de kendisine yer buluyor. Üst kurmaca veya yazarın hayatına dâhil olan karakterler ile bu kurgu elde ediliyor.

Kitap, dil anlamında kendisini açık bir şekilde hissettiren dinginliğe sahip. Öyle ki bu dinginlik, iç gerilimin zirveye çıktığı yerde dahi kendisini bırakmıyor. Bir karakterin kendisini yaralamaya çalıştığı yahut kör olduğu bölümlerde yazar sanki sıradan bir olayı anlatır gibi sakin bir anlatım tercih ediyor. Bu sebeple kitaptaki uyumun büyük çoğunlukla dil ve tema uyumu ile sağlandığını söyleyebiliriz. Ayrıca kitap; monologlar, iç monologlar ve diyaloglar yönünden de başarılı bir dile sahip. Yazar, anlatmak istediği olayı kimi zaman yalnızca diyaloglar yahut monologlar üzerinden veriyor. Bunu kimi zaman hâkim huzurunda bir sanık savunması ile kimi zaman polis karşısındaki bir şüpheli ifadesi ile yapıyor. Kitabın dil konusundaki tek kusuru ise taşranın anlatıldığı bölümlerde az da olsa bir yerel ağza rastlayamamak. Taşra hikâyelerinde yerellik, birkaç kelime ile de olsa sağlanabilecekken öykülerde bunu göremiyoruz.

Ana hikâye anlatılırken onu güçlendirmek adına toplumda karşılığı olan ön yargılar herhangi bir korku ya da çekince hissedilmeden, didaktik bir dönüşüm amaçlanmadan olduğu gibi okura aktarılıyor. Komünist Milena öyküsünde; parkası ile kasaba olduğunu düşündüğümüz memleketinde dolaşan karaktere karşı gösterilen tavrın, eğilip bükülmeden verildiğini açıkça görebiliyoruz.  Yine aynı öyküde “Dudağını kapatan bıyığın varken duaların kabul olur mu hiç. Sonra bahane ararsın.”  Diye başlayan iç monologta da bu durum açıkça görülmektedir.

Kitapta yer alan bir çok öyküde basit bir kurgu şeması olduğu açıkça görülüyor. Bu durumun bilinçli bir tercihin ürünü olduğu birçok defa yazar tarafından dile getirilmiş bir gerçek. Meşe, öykülerinde meseleyi uzatmadan ve asıl konudan fazla uzaklaşmadan bir doğru çizgi üzerinden gitmek istiyor. Fakat bu tercih bazı öykülerde bir eksiklik olarak karşımıza çıkıyor. Örnek olsun;  Sol Avucumun İçi isimli öyküde mahalle havası, karakterler ve yaptıkları işler ile verilmeye çalışılsa da istenen atmosfer tam olarak elde edilemiyor. Bu kitabın bazı öyküleri için bir eksiklik olarak karşımıza çıkıyor.

Toparlamak gerekirse Yunus Meşe ilk kitabı Geç Kalmış Bir Şapka ile bize güçlü aforizmaların, sağlam ele alınmış imgelerin ve dingin bir dilin ortaya çıkardığı öykülerin akıllarda yer edeceğini ve iz bırakacağını göstermiş oldu. Yunus Meşe’nin yeni öykülerini ve ikinci kitabını merakla bekliyor olacağız.

Küçük bir not: Kitapta sayfa numaraları yok. Bu bilinçli yapılmış ise kitabın atmosferine oldukça uygun ve doğru bir tercih.

M.Fatih Kutlubay

 

 

 

 

 

 

M.Fatih Kutlubay Keleş

M.Fatih Kutlubay Keleş

Yazar at Fakirane.org
91/Çukurova.
Hukuk Lisans ve Yüksek Lisans eğitimi aldı.
Öyküleri ve yazıları Hece, Edebiyat Ortamı, Mahalle Mektebi, Hayal Bilgisi, Fakirane ve Palto dergilerinde yayınlandı.
M.Fatih Kutlubay Keleş

About author

M.Fatih Kutlubay Keleş

91/Çukurova. Hukuk Lisans ve Yüksek Lisans eğitimi aldı. Öyküleri ve yazıları Hece, Edebiyat Ortamı, Mahalle Mektebi, Hayal Bilgisi, Fakirane ve Palto dergilerinde yayınlandı.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Arşiv